Uhud Dağı, Medine’yi kuzeyden kuşatan, 8 kilometre uzunluğunda ve 110 metre yüksekliğinde, tek başına duran bir dağdır. Bu özelliği nedeniyle “tek başına” anlamına gelen “Uhud” adını almıştır.
Uhud Dağı, İslam tarihindeki en önemli savaşlardan biri olan Uhud Savaşı’na ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Ancak manevi önemi yalnızca bu savaşla sınırlı değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde bu dağa olan sevgisini ve onun Cennet’ten bir köşe olduğunu belirtmiştir:
“Uhud bir dağdır. O bizi sever, biz de onu severiz.” (Et-terğîb ve’t-terhîb)
“Uhud cennet köşelerinden bir köşedir.” (Et-terğîb ve’t-terhîb)
Bedir Savaşı’nın intikamını almak isteyen Mekke müşrikleri, 3000 kişilik bir orduyla Uhud’a yürüdüler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), 700 sahabe ile Medine’yi korumak için buraya geldi. Savaşın stratejik noktası olan Ayneyn (Okçular) Tepesi’ne 50 okçu yerleştirdi ve yerlerini terk etmemelerini emretti.
Uhud şehitliği, İslam âlemi için büyük bir manevi öneme sahiptir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve sahabeler, burayı sık sık ziyaret ederek şehitlere selam ve dua ederlerdi.
“Sabrettiğiniz için size selam olsun, ahiret saadeti ne güzeldir.” (Ra’d, 24)
Peygamberimiz (a.s.), Uhud şehitlerinin başucunda, onların Allah katında diri olduklarına şahitlik ettiğini belirtmiş ve şöyle buyurmuştur:
“Bunları ziyaret edin ve selamlayın. Allah’a yemin ederim ki, bunlar kıyamete kadar selamlayana karşılık verirler.”
Hz. Fâtıma (r.a.) ve diğer sahabeler de sık sık burayı ziyaret etmeyi ve dua etmeyi adet edinmişlerdir.
Geçmişte bazı kabirler üzerine türbeler yapılmış olsa da, bugün hiçbir türbe veya mezar yapısı bulunmamaktadır. Uhud şehitleri, etrafı duvarla çevrili bir alanda yatmaktadır. Bu alanda, Hz. Hamza (r.a.), Mus’ab b. Umeyr ve Abdullah b. Cahş gibi önde gelen sahabelerin kabirleri bulunmaktadır. Şehitliğin yakınında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden yaptırılan ve bugün “Mescid-i Hamza” olarak bilinen bir mescid yer almaktadır. Uhud Dağı, hem tarihi hem de manevi hatıralarıyla Medine’nin en çok ziyaret edilen kutsal mekânlarından biridir.