Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimiz, Miladi 571 yılının 20 Nisan Pazartesi sabahı, şu an kütüphane olarak kullanılan evde dünyaya teşrif etmiştir. Mekke’de, Ebu Talib mahallesinde yer alan bu kutsal mekân, önceleri peygamberimizin büyük dedesi Haşim’e, onun vefatıyla dedesi Abdülmuttalib’e, ardından babası Abdullah’a ve son olarak da Hz. Muhammed’e (s.a.v.) miras kalmıştı.
Peygamberimiz hicret ederken bu mübarek evi, amcasının oğlu Akil bin Ebi Talib’e emanet etti. Medine’ye yerleştikten sonra bu ev üzerinde herhangi bir hak talep etmeyen Peygamberimiz, Mekke’ye döndüğünde de bu evi kullanmadı. Akil’in torunları, evi Haccac’ın kardeşi Muhammed bin Yusuf es-Sakafi’ye sattı. O da evi kendi malikanesine kattı ve bir süre “Muhammed bin Yusuf es-Sakafi’nin Evi” olarak anıldı.
Daha sonra, Harun Reşid’in eşi Zübeyde Hanım bu yeri satın alarak bir mescide dönüştürdü ve mescit “Mevlid-i Nebi” (Peygamber’in Doğum Yeri) olarak tanındı. Bu mescit, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1557) yeniden yapıldı. İçindeki boş bir kubbe, Hz. Peygamber’in doğduğu nokta olarak bilinir. Suud yönetimine geçtikten sonra bugünkü kütüphane haline getirilmiştir.
Bugün, Safa ve Merve tepeleri arasındaki sa’y alanının karşısında, Mina ve Aziziye tünelinin girişine yakın bir konumda bulunan bu ev, 1959 yılından bu yana Mekke Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir. Peygamberimizin doğduğu ve mucizelerin yaşandığı bu mübarek mekânı ziyaret etmek ve O’na salât-ü selam getirmek, rahmet ve şefaate vesile olacaktır.
Peygamber Efendimiz, altı yaşında annesinin, sekiz yaşında da dedesinin vefatından sonra amcası Ebu Talib’in himayesine girmişti. Hz. Hatice ile evlenince de Ebu Talib’in evinden ayrılarak eşinin evine taşındı.
Ebu Talib’in evi, Hz. Peygamber’in doğduğu evin hemen yakınında, Ebu Kubeys Tepesi ile arasında yer alıyordu. Hz. Ali de burada doğmuştu. Eskiden bu evin hatırasını yaşatmak için bir mescit bulunuyordu. Ancak günümüzde tamamen yıkılmış ve hac otobüslerinin garajı olarak kullanılmaktadır.