Cemre, hacıların Kurban Bayramı günlerinde Mina’da attıkları küçük taşlara ve bu taşların atıldığı üç ayrı yere verilen isimdir. Çoğulu olan Cemarât, bu yerlerin hepsini ifade eder. Bu ibadet, Hz. İbrahim’in şeytanı taşlamasının anısını yaşatır ve insanoğlunun şeytana karşı direnişini sembolize eder.
Mina’da yer alan cemreler, Mekke yönüne doğru sırasıyla şunlardır:
Bu üç cemre arasında belirli mesafeler bulunur. Birinci ile İkinci cemre arasında yaklaşık 156 metre, İkinci ile Akabe cemresi arasında ise 116 metre mesafe vardır.
Hadislerde, bu uygulamanın Hz. İbrahim’in sünnetine dayandığı açıkça belirtilir. Bu sembolik eylem, insanları sürekli günaha teşvik eden şeytana karşı duyulan nefreti ve ona karşı koyma iradesini temsil eder. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Veda Haccı sırasında bu cemrelere taş atmış ve haccın nasıl yapılacağının kendisinden öğrenilmesini istemiştir.
Cemrelerin yerleri, İslamiyet öncesinden beri taşlarla belirlenmişti. XIX. yüzyıla kadar çevrelerinde bir duvar veya bariyer bulunmuyordu. 1875’te izdihamı önlemek amacıyla Cemretü’l-Akabe’nin etrafına demir parmaklıklar yapılmış, ancak bu parmaklıklar daha sonra kaldırılmıştır. Bunun yerine, taşların düşeceği yeri belirleyen havuz şeklinde duvarlar inşa edilmiştir.
Günümüzde, izdihamdan kaynaklanan ölümleri engellemek için cemrelerin bulunduğu alan büyük bir proje ile yeniden düzenlenmiştir. 1975’te iki katlı olarak düzenlenen alan, 2005’ten itibaren artan hacı sayısına yanıt vermek için dört katlı olarak yeniden inşa edilmiştir.